|
BEYAZ SAÇLARA BİTKİSEL BOYA
Avrupa'da 18 yaş üzeri her
üç kadından ve 40 yaş üzeri her on erkekten biri saçını boyuyor. Ama bu "güzellik"
merakı, iyi sonuçlar doğurmayabilir. Danimarka'da yapılan bir araştırma, kuaförlerde
kanserin iki kat daha sık görüldüğünü ortaya koymuş. Bu durumda en doğrusu bitkisel
boya kullanmak.
Kırlaşan saçlara
bitkisel boya
Genellikle yaşlılığın
en büyük belirtisi olarak görülen beyaz saçlar herkese rahatsızlık verir. Çözüm
basittir; saçları boyamak. Bu durumda kimyasal saç boyaları değil, bitkisel olanlar
tercih edilmeli.
Avrupa'da 18 yaş üzeri
her üç kadından ve 40 yaş üzeri on erkekten biri saçını boyamaktadır. Bu kadar yaygın
olan bir uygulama konusunu eleştirmenin güçlüğünün bilincindeyim. Ancak bir tıp
mensubu olarak işlemin sağlığa etkileri konusunda toplumu aydınlatmanın yararlı
ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Saç boyamada oksidasyonla boya maddesi saça uygulanır.
Boyanın saçtan çıkarılması olanaksızdır. Eğer saçın eski rengine dönmek istenirse,
saç uzadıkça kesilerek bu mümkündür. Saçın iç yapısına müdahale ederek saç rengini
değiştiren tüm kimyasal maddelerin sağlık için sakıncaları vardır. Örneğin, saç
boyalarındaki phenilendiamin (PDA), o-toluylendiamin, Resorcin, alpha naphthol;
böbrek, karaciğer ve kalbe zarar vermektedir. Kurşun asetat kanserojen ve aşırı
toksiktir. Danimarka'da yapılan bir araştırma, kuaförlerde kanserin iki kat daha
sık görüldüğünü ortaya koymuştur. Bu bulguyu Amerika ve Almanya'da da yapılan araştırmalar
doğrulamıştır. Birkaç yıl önce de kimi kadınların ameliyatla alınmış rahimlerinin
iç dokusunda boya maddesi birikimi saptandığı basına manşet olmuştur. Boya maddesi
idrarda da bulunmuştur. Seçilen saç boya rengi ne kadar koyu ise kanser riski de
o derece büyüktür. Amerika'da California Southern Üniversitesi'nde yapılan yeni
bir araştırmada ayda bir kez saçını boyatan bayanlarda bir yıl sonra mesane kanseri
riskinin 2.1 oranında arttığı saptanmıştır. 15 yıl süreli uygulamadan sonra ise
bu artış oranı; saçını boyatmayanlara göre yüzde 330'dur. Boya ürünleri ile çok
sık temasta olan kuaförlerde de bir sene sonra mesane kanseri riski yüzde 50 artmaktadır.
Amerikalı bilim adamları saç boyası ile meme kanseri arasında da ilişkiyi ortaya
koymuşlardır. Sürekli saç boyatanlarda meme kanseri riski 5 kat artmaktadır. Yalnızca
boya maddesi değil, ürünlerdeki oksidasyon maddesi de hastalıklara neden olmaktadır.
Örneğin amonyum persulfat/ amonyum peroksodisulfat toz ve buharıyla kuaför astımı
olarak tanımlanan rahatsızlığa yol açmaktadır. Hidrojenperoksit hücrelerimize zarar
veren serbest radikalleri oluşturmaktadır. Bu nedenlerle saç boyası ürünlerinin
baş derisiyle temasının elden geldiğince azaltılması ve uygulayıcının eldiven kullanması
önerilmektedir.
Beyaz Saç
Sorun Değil
Uzun yıllardan beri
kırlaşmış saçlar yaşlanma belirtisi sanılmaktadır. Ancak yirminci yaşlardan başlayarak
bir kısım insanda saçların kırlaşmaya başlaması bu inanışı desteklememektedir. Vücutta
renk pigmenti yapımının azalması saçların kırlaşmasına neden olmaktadır. Saçları
kırlaşmış bir erkeğe kötü ve yaşlı görünüm yakıştırılmadığı halde kadınlarda kır
saçların yaşlı görünüm sergilediği korkusu yaygındır. Gerçi rengi kaybolmuş saçın
nemliliği de azalmış ve matlaşmıştır. Özellikle mat ve soluk bir saçı kimyasal girişimlerle
canlandırmak, nemliliğini ve parlaklığını kazandırmak mantıklı ve uygun bir yol
değildir. Saç boyası ile sağlanan parlaklık çok kısa sürelidir. Bu girişimlerle
saçın yıpranması ön plana çıkar. Her şey için olduğu gibi, saça da sevgi dolu bir
yaklaşımla; eksiğini giderici ve iyi bir bakım uygulayarak tekrar parlak ve canlı bir görünüm sağlamak mümkündür.
Parlaklık kazandırır
ama ana rengi değiştirmez
İnsanlarda güzelleşme
isteği daima vardır. Eski Mısır'da M.Ö. 3000 yıllarında bitkisel boyalarla saç boyamaya
dair kanıtlar vardır. Eğer saç boyama gereksinimi varsa bitkisel boyalar sakıncasız
alternatiftir. Peygamber çiçeği (mavi kantaron), yaban mersini, çay, soğan kabuğu,
çivit, kına, hatmi çiçeği ve diğer birkaç bitki karışımı bitkisel boya olarak uygulanmaktadır.
Kına yaprakları, bitki 5 yaşından genç ise kırmızıoranj tonda boyar. Bitki yaşlandıkça
boyamaları bakırdan altın rengine kadar açılır. 10 yıldan sonra artık yapraklar
boyayıcı değildir. Bundan sonra saç bakımı ürünlerinde kullanılır.
|